İslam, kadını erkeğin bir "tamamlayıcısı" ve "emaneti" olarak görür. Bu emanet kavramı, zayıflık değil, aksine en yüksek düzeyde bir koruma ve saygı ifadesidir.
Batı dünyasında kadının mülkiyet hakkı yüzyıllar sonra tanınmışken, İslam 1400 yıl önce kadına miras, mehir ve çalışma hakkı vererek ekonomik bağımsızlığını güvence altına almıştır. Д°slamiyette Ahlak Ve KadД±n / Д°slamiyet
İslam’da kadın ahlakı denilince akla sadece "tesettür" gelmemelidir. Elbette iffet bir parçadır, ancak İslam kadını; vakarı, sözündeki doğruluğu, yardımseverliği ve dik duruşuyla ahlakın en estetik halini temsil eder. Müslüman bir kadın, sadece kendi onurunu değil, toplumun manevi yapısını da omuzlarında taşır. İslamiyet’te Ahlak ve Kadın: Erdemin ve Onurun Simgesi
İslamiyet’te Ahlak ve Kadın: Erdemin ve Onurun Simgesi İslamiyet, yeryüzüne indiği andan itibaren toplumsal yapıda köklü bir devrim yapmış; bu değişimin kalbine ise ve kadını yerleştirmiştir. Cahiliye devrinin karanlığında, kız çocuklarının varlığından utanç duyulan bir dönemden; "Cennet annelerin ayakları altındadır" diyen bir medeniyete geçiş, İslam’ın kadına verdiği değerin en somut kanıtıdır. Ahlak: İslam’ın Özü ancak İslam kadını