Türk tarihinin derinliklerinden süzülüp gelen marşlar, sadece birer müzik eseri değil; bir milletin var oluş mücadelesinin, kahramanlıklarının ve hüzünlerinin ritmik birer özetidir. Dinleyenlerin "tüylerini diken diken eden" bu eserlerin arkasında, savaş meydanlarından diplomatik krizlere kadar uzanan çarpıcı hikayeler yatar. 1. Ceddin Deden (Mehter Marşı)
Mehterin heybetli ritmi, savaş meydanlarında hem Türk askerini motive etmek hem de düşmanı psikolojik olarak sarsmak için kullanılmıştır. 2. İzmir Marşı (Kafkasya Marşı)
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasının ardından, marşın sözlerindeki "Kafkasya dağlarında" ifadesi "İzmir'in dağlarında" olarak değiştirilmiş ve Cumhuriyet'in, bağımsızlığın sembolü haline gelmiştir.